Koronavirüs Türk Ekonomisi İçin Şans Olabilir

Koronavirüs, son yıllarda sıkıntılı zamanlar geçiren Türk ekonomisi ve sanayisi için bir atılım şansı olabilir.

Öncelikli olarak şunu belirtmek isterimki konunun sağlık yönünden bir ilişkisi yoktur. Bu yüzden hastalık can kayıplarıyla ilgili değildi.

Koronavirüs, dünyanın imalatçısı /tedarikçisi konumundaki Çin’de ortaya çıkması, çin mallarına karşı bir güvensizlik ortamı oluşturmuştur. Çin sanayisinin alternatifi olan Hindistan ve Türkiye için bir büyüme şansı doğmuş. Hindistan’daki çalışma ve yaşam koşulları dikkate alındığında tedarik konusunda dünyanın tek alternatifi Türkiye kalmıştır.

Koronavirüsle inşaat ekonomisi yerine üretim ekonomisinin önemi fark eden hükümet sanayinin çalışması için sürekli açıklamalarda bulunmaktadır. İnşaat sektörünün ekonomiyi canlandırmadığı bir kez daha anlaşılmış ekonomik büyümenin üretimden geçtiği anlaşılmıştır.

Türkiye bu hızlı ekonomik büyüme şansını bir nebze kaybetmiştir. Bunun en önemli göstergelerinden biri olarak her ne kadar hükümet erken önlem aldık desede yeterince erken almadığıdır. Dünya’da salgın hastalık tehdidi baş gösterdiği ortamda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın umreye vatandaşlarımızı göndermeye devam etmesi, salgının iyice yayılma başlamasıyla umreden dönenleri karantinaya alma konusunda geç kalmıştır. 

Bu sadece umreciler için geçerli değil diğer yurt dışı seyahatler içinde geçerlidir.

Koronavirüsün Türkiye’de görülmeye başlamasıyla ilk önlemleri alan hükümet okulları tatil etmesi doğru bir karardır. Fakat salgının yayılmasını engellemek için yapılması gerek 2 haftalık bir sokağa çıkma yasağıdır.

Toplu yasak yerine ilk başta 65 yaş ve üzerine getirilen sokağa çıkma yasağı Türkiye’de dünya ortalamasına göre gençlerde daha çok görülmesi üzerine 20 yaş altına da sokağa çıkma yasağı getirildi.

Sokağa çıkma yasağının ekonomiye zarar vereceği iddialarına yönelik öncelikli olarak salgının başlamasıyla (11 Mart 2020) den itibaren bazı işletmeler hükümet tarafından tedbirler kapsamında kapalı tutulurken açık olan işletmeler ise salgın sebebiyle iş oranları ciddi oranda düşmüştür.

Kapalı işletmelerin kira, vergi, yaşam… gibi gelir olmamasına rağmen sabit giderleri devam etmektedir. Salgının kontrol altına alınamadığı her geçen gün ekonomik olarak geri dönüşü zor günler beklemektedir.

Hükümetin açıkladığı destek paketleri önemlidir fakat sürecin uzaması sıkıntıdır. Ekonomik açıdan milyonlarca kişi issiz kalacak işletmeler kapanmak zorunda kalacaktır. Devlet hem bu sektörler için destek sağlamak için kaynak ararken en büyük kaybı yaşayacaktır. Ayrıca salgının yayılmasıyla tedavi sağlık giderleri her geçen gün artarak devlete maliyeti katlanacaktır.

PEKİ NE YAPMALI?

Bizce 2 haftalık bir sokağa çıkma yasağı ( neden 2 hafta çünkü virüsün kuluçka süresi) salgını kontrol altına almada başarı sağlayacaktır. Virüse yakalanmış olanlar bu süreçte tespit edilerek başkalarına bulaşmadan tedavi edilebilir. Vaka sayısının önüne geçilir.

 

Hastalığa yakalanmayan vatandaşlar normal hayatlarına en kısa sürede dönmüş olurlar bu süreçte devletin sağlayacağı imkanlarla sanayi hızla üretime geçer. Dünya’nın tedarik ihtiyacı karşılanarak ekonomik büyüme hızlı bir şekilde gerçekleşmesi hayal değildir.

50 yılda gerçekleşecek büyüme 1-2 yılda gerçekleşebilir. Sanayinin canlanmasıyla işsizlik azalır.

 

 

Ayrıca Bakınız

14 Yaşında Tecavüze Uğrayan Model İntihar Etti

14 yaşındayken yaşadığı cinsel istismar sebebiyle geçtiğimiz günlerde anne olamayacağını öğrenen 23 yaşındaki model Daisy Coleman, erkek arkadaşıyla görüntülü konuşurken kafasına silahla sıkarak canına kıydı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir