Rus Dışişlerinden Finlandi’ya Açıklaması

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova, SSCB’nin ülkenin kuzeybatısındaki Karelya bölgesinin Finlandiya’ya verilmesiyle ilgili görüşmelere hazır olduğu iddialarını değerlendirdi.

Bakanlık Sözcüsü Maria Zaharova’nın Rusya Dışişleri Bakanlığı resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Rus-Finlandiya ilişkilerinin gündeminde toprak sorunu bulunmuyor. İkinci Dünya Savaşı’nın sonuçlarını takiben sınır çizgisini gözden geçirme konusu, Finlandiyalı ortaklarla diyaloglarda hiç müzakere edilmedi.”

Zaharova, iki devlet arasındaki mevcut sınırın, Rus ve Finlandiya taraflarının ortak pozisyona uygun olarak uluslararası yasal düzenlemelerle sabitlendiğini belirterek şunları ifade etti:

“Anlaşmazlıkların olmaması, 2017’te Imatra’da (Finlandiya), Rusya Federasyonu Hükümeti ile Finlandiya Cumhuriyeti hükümeti arasında Rus-Finlandiya devlet sınırının geçişini açıklayan bir protokolün imzalanmasıyla destekleniyor.”

Finlandiya’nın Kış Savaşı ve Devam Savaşı sonrasında, hükümranlık haklarından vazgeçerek, SSCB yönetimine terk ettiği topraklarda, yeniden hak iddia edip etmeme konusunda, Fin siyasetinde hala tartışılmakta olan mesele. Her ne kadar Karelya sorunu olarak adlandırılmış olsa da, Petsamon Bölgesi, Salla ve Kuusamo’nın Ruslara devredilen kısımları ile, Finlandiya Körfezi’nda bulunan dört ada da bu sorun kapsamında değerlendirilmektedir. Bazen de Feragat edilen toprakların iadesi sorunu olarak tanımlanmaktadır. Bir devlet meselesi ya da politik bir sorun haline getirilmemiş olmakla birlikte, halen tartışılmaya ve Fin kamuoyu gündemini meşgul etmeye devam etmektedir.

Karelya sorunu, Kış Savaşı’ndan sonra, 1940 yılında imzalanan Moskova Barış Antlaşması ile, Finlandiya’nın bazı topraklarını SSCB’ye devretmek zorunda kalmasıyla ortaya çıkmıştır. Finlandiya vatandaşlarının büyük bir kısmı SSCB’ye devredilen bölgelerden tahliye edildi. Tahliye edilen insanların büyük bir bölümü, Devam Savaşı sırasında evlerine geri döndülerse de, savaşın sonunda bölgeyi ikici kez terk etmek zorunda kaldılar. Zira Sovyetler Birliği, 10 gün içinde bölgenin tamamen tahliyesini talep etmişti. Bölgeyi terk etmek zorunda kalanların zararı kısmen karşılandı. Örneğin çiftçilere, eski arazilerinin üçte biri kadar yeni toprak tahsis edildi. Menkul kıymetlerin tazmininde ise, bu oran çok daha düşüktü. Tahliye edilen aileler küçük bir çiftlik veya müstakil bir ev ya da apartman dairesine sahip olma hakkına sahiptiler. Bu amaçla belediyelere yahut özel kişilere ait araziler kamulaştırıldı. Nakdi tazminatların finansmanı için ise, Fin hükûmeti vergileri belli bir süre boyunca %10-30 arasında arttırma yoluna gitti. SSCB’ye verilen arizilerden göç edenlerin büyük bir kısmı Karelya bölgesinden olduğu için, sorun bundan sonra Karelya sorunu olarak isimlendirilecekti.

Hem Rusya hem de Finlandiya, aralarında bir toprak sorunu bulunmadığını defalarca ifade etmişlerdir. Fin tarafı barışçı görüşmeler yoluyla sınır tadili yapılabileceğini, ancak mevcut durumda, Rus tarafının bu yönde bir niyeti olmadığından, konunun gündemde tutulmasını gereksiz görmektedir. Yeltsin, 1994’te yaptığı bir açıklamada, “Karelya’nın ilhakının, Stalin’in totaliter ve saldırgan politikalarının bir sonucu olduğunu söylemiş, ancak 1997 yılında başka bir açıklamasında ise “konunun tamamen kapandığını” söylemiştir.

Başkan Putin çeşitli beyanlarında, bu tür tartışmaların iki ülke arasındaki ilişkileri tehlikeye atacağını, sınırları değiştirmenin en iyi çözüm yolu olmadığını, sorunu ancak iş birliği yaparak çözebileceklerini söylemiştir.

Ayrıca Bakınız

FRANSA BİLDİĞİMİZ GİBİ, HEM İŞGALCİNİN YANINDA HEMDE PROVAKATÖR

Fransa her zamanki gibi işgalci yönetimleri desteklerken, teröristlere yardıma devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir